18 Mart 2009 - Üyelerimiz Zafer ÖZTÜRK ve Burçin ERLEVENT Aşiyan Mezarlığında Çanakkale Gazisi Mayın Grup Komutanı Nazmi Akpınar'ın mezarını ziyaret etti.

Arkadaşımız Zafer ÖZTÜRK'ÜN kaleminden Çanakkale Şehit ve Gazileriyle ilgili yazı aşağıdadır:
Çannakkale şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnettarlık, sevgi
ve saygıyla anıyorum!
Bu gün, büyük kumandan ( Mayın Grup Komutanı) Hafız Nazmi Akpinar'in
Aşiyan'daki mezarını ziyaret ettik ruhu şad olsun!
.
Hafız Nazmi Bey: Balkan Savaşı' ndan sonra Çanakkale Boğazı Mayın Grup
Komutanlığı' na ve Kılavuzluğa atanmıştır. Balkan Savaşı'nda bir iki
düşman gemisini batırmıştır. 18 Mart 1915'te kazanılan başarıda büyük
pay sahibi olan Hafız Nazmi Bey binbaşılıktan emekli olmuştur. Binbaşı
Nazmi (Akpınar) 65 yaşında iken 5 Mayıs 1940' da vefat etmiştir.
Çanakkale savaşları deyince akla ilk gelen ve bu savaşların simgesi
olan kahraman Nusret Mayın gemisidir. 18 Mart Deniz Savaşı'nda
Müttefik Donanmasını dağıtan, Müttefik Komutanlarını şaşkınlığa
uğratan, Türk askerine moral, Türk Milleti'ne sevinç kaynağı olan 26
mayınla bir yazgının değişmesine sebep olan bir kahramanlık
hikayesidir Nusret Mayın Gemisi.
Nusret Mayın Gemisi'nin başarısı o kadar büyümüştür ki destansı
özellikler katılarak menkıbe kitaplarında baş köşeyi almıştır. Çoğu
kaynakta "17 Mart'ı, 18 Mart'a bağlayan gece" diye başlar Nusret'in
serüveni. Bu verilen tarih doğru olmamakla birlikte, olayın dramatik
yanını artırması açısından kullanılmıştır. Nusret'in kahramanlık
hikayesi çok önceden başlar; Nusret Mayın Gemisi Boğaz sularına 3
Eylül 1914'te geldi.
Teoman Erbay arşivinden Nusret Mayın Gemisi
Almanya'da özel olarak inşa edilmiş bu tekne, dar alanlarda kolayca
manevra yapabiliyor ve az su çektiğinden mayın alanları üzerinde
güvenle dolaşabiliyordu.
Nusret Mayın Gemisi'nin künye bilgileri şöyledir :
Tipi Mayın Gemisi
İnşa Yeri Almanya
Tonajı 360T
Hizmete Girişi 1912
Boyu 40 m
Eni 7,4 m
Çektiği su 2 m
Silahları 1 adet 7,5/40 Top, 2 Adet 4,7 Top, 2 mk. 5b.
Sürat 15 mil
Hizmet Dışı 16.06.1957
Akıbeti
Müttefik donanmasının boğazlardaki tabyaları bombalamaya başlamaları
(Şubat 1915) ile birlikte Mart ayına kadar geçen süre içinde, dünyanın
en büyük donanması boğaz önünde toplanıyor, keşif uçuşlarıyla mayın
alanları belirleniyor, mayın araştırma ve keşif gemileri boğazın
içlerine kadar girip mayınları temizliyorlardı. Nusret'in mayınlarını
döktüğü Karanlık Liman önündeki mayın hatları ise tamamen
temizlenmişti.
Uzun süreli bu temizlik çalışmalarının ardından Müttefik donanmasının
boğazı geçme girişiminde bulunacağı kesinde. Bunun üzerine Müstahkem
Mevkii komutanlığı daha önceden düşündüğü gibi, bir Alman subayının da
teklifiyle elde kalan son 26 Mayını Karanlık Liman'a dökme kararı
aldı.
Bu olayın içinde yaşayan Müstahkem Mevkii Kurmay Başkanı Selahattin
Adil anılarında şöyle yazmaktadır :
"Düşman kesin saldırısının birkaç gün içinde yapılacağı belli
oluyordu. Deniz işlerine bakan ve izleyen tecrübeli, sevimli, uysal
bir ihtiyar olan Alman Amirali Menter Paşa'nın teklifine uyularak,
geride kalan yedek mayınların atılmasına karar verilmiş ve 30 kadar
mayın Nusret gemisinde hazırlanmıştı."
Böylece Müstahkem Mevkii Komutanı Cevat Paşa'nın da
görevlendirilmesiyle, Yüzbaşı Tophaneli Hakkı Bey komutasındaki Nusret
Mayın gemisi 7/8 Mart gece yarısından az sonra göreve çıkıyordu.
Müstahkem Mevkii Mayın Grup Komutanı Yüzbaşı Hafız Nazmi (Akpınar)
Bey'de Nusret Mayın Gemisi'ndeydi.
7/8 Mart gece yarısından az sonra sisli bir havada Çanakkale'den
ayrılan Nusret Mayın Gemisi bütün ışıklarını söndürmüş, kıvılcım
atmasın diye ocaklarını bastırmışlardır. Daha önceden dökülmüş olan
mayınların arasından, Nazmi Bey'in kılavuzluğunda geçerek karanlık
Liman'a doğru ilerlemeyi sürdürürler. Kıyıya paralel olarak 100'er
metre aralıklarla ve suyun 4,5 metre altında 26 mayın da sessizlik
içinde dökülür. Görev tamamlandığında yine aynı sessizlik ve dikkatle
geriye dönen Nusret Mayın Gemisi, bir savaşın kaderini değiştirecek 26
Mayınlık imzasını bırakmıştır geride.
Ertesi günlerde, Müttefikler tarafından yeni keşif uçuşları ve mayın
taramaları yapılmıştır. Her nasılsa bu 26 sürpriz mayın kendilerini
saklamayı başarmıştır. Hatta Karanlık Koy'da mayın bulunmadığına dair
rapor veren İngiliz Pilot, bu sürpriz mayınların başarısından bir gün
sonra kurşuna dizilmiştir.
18 Mart günü yaşananlar Türk tarihinde gerçek bir zaferdir. Bu zaferde
Nusret Mayın Gemisi'nin başarısı tartışılmazdır. Winston Churchill
1930'da ""Revue de Paris" dergisinde bu olayı şöyle yorumluyordu.
"Birinci Dünya Harbi'nde bu kadar insanın ölmesine harbin ağır
masraflara mal olmasına, denizlerde 5,000 tane ticaret ve savaş
gemisinin batmasına başlıca neden, Türkler tarafından bir gece önce
atılan ve incecik bir çelik halat ucunda sallanan 26 adet mayındır."
Görüldüğü gibi Nusret Mayın Gemisi ve 18 Mart Zaferi bütünleşmiş ve bu
zaferle birlikte anılan bir destana dönüşmüştür.
Nusret Mayın Gemisi 2000 yılı itibariyle hala Mersin'de bulunmakta,
batmaması için vakıflar ve gönüllüler yardımı ile içindeki su
boşaltılmaktadır. Belki Yavuz ve Midilli gibi jilet olmayacaktır, ama
bu kaderi paylaşmamak için yardıma ihtiyacı vardır.
|