Kaptan Tuncay Topçu

Denek üyelerimizden Kaptan Tuncay Topçu 2005 yılında Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünde Deniz Trafik Operatörü olarak başladığı görevinden emeklilik kararı alarak ayrılmıştır. Tuncay Topçu denizci olmasının yanında uzun yıllardır resim sanatıyla da uğraşmaktadır. Topçu’nun resimleri bugüne kadar pek çok kişisel sergi ve sanatsal etkinlikte sergilenmiştir. Bu kapsamda kaptan Topçu emeklilik hayatına da çok hızlı bir başlangıç yapmıştır. Kendisinin sanatsal yönü ve etkinlikleri her ne kadar sektörel medyamızda yer alma fırsatı bulamamış olsa da emekliliğinin ilk haftasında yapmış olduğu Yunanistan gezisinde gazeteci, fotoğrafçı Stefanos Kastrınakis’in Mykonos’da konuğu olmuş ve yaptıkları röportaj 25 Mayıs’ta Prothema Gazetesinin İnternet sayfasında yayınlanmıştır.

http://www.protothema.gr/city-stories/article/579987/enas-tourkos-expresionistis/

                  tuncay-topcu-9     tuncay-topcu-10                         tuncay-topcu-12

1966 yılında Ankara’da doğan Tuncay Topçu 1988 yılında İTÜ Denizcilik Fakültesi Güverte Bölümünü 1996 yılında ise Londra Guildhall Üniversitesi Resim Bölümünü bitirmiştir. Türkiye’nin değişik şehirlerinde gerçekleştirilen kişisel veya karma sergiler haricinde eserleri bugüne kadar İngiltere, ABD, İtalya, Finlandiya, Avusturya, Almanya, İran gibi ülkelerin de değişik şehirlerinde sergilenmiştir.
İyi bir denizci olmasının yanında çok iyi de bir sanatçı olan Kaptan Topçu’ya sağlık ve huzur dolu bir emeklilik hayatı ve sanatsal çalışmalarında da başarılar diliyoruz.
Kaptan Tuncay Topçu ile yapılan ve Yunan Prothema Gazetesinde yayınlanan röportajın Türkçe çevirisi aşağıdadır.

“TOP CITY STORIES”

”EKSPRRESYONİST TUNCAY TOPCU İle Buluştuk”

Çalışmalarınızı nasıl tanımlarsınız?

 IMG_1579 IMG_0789
Ben resim yaparken resmin kuralları, sınıfları, değerleri v.s. ile ilgilenmem, ya da düşünmem, sadece yaparım. Daha önce yaptıklarımın deneyimiyle o anda ne varsa onu dökerim. Belli bir atölyem yoktur, ya da her yer benim atölyemdir. Bazı arkadaşlarımın söylediği gibi tuvalette bile resim yapabilirim. Sizinle sohbet ederken hatta telefonda konuşurken resme devam edebilirim. Çünkü resim benim için o anın işidir. Ben Akdeniz insanıyım, bu yüzden (köklerimin orta Anadolu’da olmasına rağmen) anlık coşkuları, mutlulukları, hüzünleri hiç vakit kaybetmeden ya ağzımdan, ya fırçamdan, ellerimden dışarı fırlar. Onları düzenleyip törpüleme gibi bir sıkıntım yoktur. Bunları öylece yapıveririm, yalın renkleriyle ve birlikte kullandığım sert çizgilerle. Bir denizcinin sertliği, bir centilmenin yumuşaklığı, bir Anadolu delikanlısının duygusallığı ve gül satan roman kadının cadalozluğu birbiri ardından heyecanla, tutkuyla resme dönüşür.

Hayatınızda yapmak istediğiniz şeyin resim olduğunu nasıl anladınız?

IMG_2003
Sanata yatkınlığım her zaman mevcuttu. Çocukluğumda yaşamı hep sorgulardım ve bunun için arayışlarım oldu. Ortakokul yıllarında desen çalışmalarım resim öğretmenlerim tarafından çok iyi bulunurdu, bu benim için başlangıç oldu ve devam etti. Her ne kadar şu an çalışmalarım soyut dışavurumcu olsa da kendini ifade etme, hayatı anlama çabası yönünde resim hayatımın temeline oturdu, hayat bana bu yönde güdü, sonuçtan mutluyum.

En çok neden etkilendiniz?

TT2   TT 1
Kendimi en rahat bu şekilde ifade edebilmemden etkilendim. Yoksa koreograf olurdum. Çevremdeki insanların üretme biçimleri ve üretken insanların yani sanatçıların, diğer sanatçıların ruh halleri tavırları da beni etkiledi, kendimi daha yakın hissettiğim insanlardı onlar.
Resim sanatında en çok hayran olduğunuz şey nedir?
Resimdeki görme biçimleri ve arkasındaki düşünceler, hikâyeler, konuların çeşitliliği, enerji ve sonsuz renkler…
Resminizi nasıl adlandırabilirsiniz?
Benim resmimi ”Soyut Ekspresiv”olarak tanımlayabiliriz. Dinamik, hareketli, sınırları olmayan, renklerle barışık ve içinde yaşanmış ve yaşanacak hayatların hikayeleri olarak görüyorum.
Resim yaparken kendimi unutuyorum yada bilincim kayboluyor aslında bir şekilde gerçek kendimi buluyorum belki de? Ve beni daha yaşamın içinde tutuyor.

Hangi sıklıkta resim yaparsınız?

IMG_2656   IMG_2585
Trans dönemleri gibi kamp dönemleri gibi süreçler, bu süreçlerin de sıklığı ben de oldukça çok., malzemenin yanımda olmadığı zamanlar ve tatil süreçleri hariç.
Resimlerinizle anlatmak istediğiniz şey nedir?
Özellikle anlatmak istediğim herhangi bir konu ve olay olmamıştır. Zaman zaman bazı konulara odaklanıyorum ve konularla ilgili dışavurumlar ortaya çıkıyor, sempozyum, bienal veya kavramlı etkinliklerde…

Sanat ülkeleri birbirine yaklaştırıyor mu?

Ülkemde son altı yıldır uluslararası gelenekselleşen sempozyum yapıyorum, sempozyumda dünyanın her yerinden sanatçılar katılım gösteriyorlar, herkesi aynı ailedenmiş gibi tavır göstermeleri zaten sanatın nasıl aynı dil olduğunun göstergesidir.

Hangi Yunanlı Sanatçıları tanıyorsunuz?

Maalesef çok az El Greco, Miltos Manetes, Georgios Xenos
Günümüz Resim sanatı ve genelde sanat hakkında ne düşünüyorsunuz?
Günümüz resim sanatında aslında 20.yüzyılın ortaları, başlarının tekrarını içeriyor ve devam ediyor hatta soyut ekspresyonizm de bunlardan biri, kendi çalışmalarım bunu kapsıyor. Çağımıza yeni bir değişiklik eklendiğini düşünmüyorum ancak dijital dünyadan beklentilerim var…

Günümüzün sosyal ve ekonomik koşullarından etkileniyor musunuz? Nasıl ve ne kadar etkileniyorsunuz?

Maslow’un piramidine göre sanat en tepedeki dar alanı kaplar, temel ihtiyaçlar en büyük alanı kapsar dolayısıyla güvenin sarsıldığı anlardan bu süreçten en çok sanat etkilenir. Ülkemizde ve dünyada yaşanan kaos ortamı kesinlikle sanatımızı da etkiliyor dünya sanatı da etkiliyor ekonomik zorluklardan en başta etkilenen elbette her zaman sanat oluyor.

Sanatın günümüzün sorunları için bir yanıt verebileceğine inanıyor musunuz?

Hayır yeterli bir cevap verebildiğini düşünmüyorum ama doğru sanat politikaları ile cevap verebileceğini düşünüyorum. Yaygın eğitim süreci üzerine düşülmeli bence sanatı medya ile gündelik yaşantımıza taşıyıp hümanizmayı önemseyerek bireyin daha kaliteli zaman geçirmelerini din, dil, ırk ayrımlarına odaklanmaları ya da buna benzer konuların yerine, daha kaliteli yaşama yönelik bir düşünme tarzına getirebiliriz toplumu.
Gelecekle ilgili düşünceleriniz ve bundan sonrası için planlarınız, atacağınız adımlar neler?
Kendi geleceğimle ilgili şu anda mesleğimin en verimli zamanlarında olduğumu düşünüyorum bu tavrımı sürdürebilmek önemli bir plan aslında. Bugünkü resme adanmışlığımı gelecek için de sürdürebiliyorsam bu zaten iyi bir plandır.

Günümüzde gençlerin sanat konusunda öncesine göre daha bilgili olmasını ve sanatın değerini anlamasını sağlamak için neler yapardınız?

Eğitim iki yönlü biliyorsunuz. Örgün eğitim (okullardaki klasik eğitim) ve yaygın eğitim. Okullarda geleneksel eğitim yapılmaktadır. Önemli olan yaygın eğitimdir yani sanatın güncel yaşamın içine taşınmasıdır bu da medya ve sosyal medya aracılığıyla olur tıpkı spor gibi her zaman belirli bir oranda haberlerde reklamlarda yer almasını sağlamak gerek zaman zaman. Bunu Türkiye de bazı büyük firmalar yapıyor, daha fazla olmalı.
Yine metropole dönüşmemiş şehirlerde Kassel Dokumenta bienallari gibi büyük sanat hareketlerinin etkili olacağını düşünüyorum. Böyle bir tavır hem farkındalığı, düşünmeyi, estetik bakışı doğallaştıracak yükseltecektir. Aynı zamanda gençleri daha çok hümanizma yönlendirecek ve kaliteli zaman geçirmelerini sağlayacaktır.